MR raporumu anlayayım
Bel veya boyun MR raporunuzu yapıştırın; bulging, protrüzyon, Modic, foraminal daralma gibi terimler sade Türkçeyle açıklansın. Metin tarayıcınızda kalır.
Raporunuzdaki metni aşağıya yapıştırın; tanıdığımız terimler vurgulanır ve açıklaması listelenir. Metin tarayıcınızdan çıkmaz.
Bu araç tanı koymaz ve hekim muayenesinin yerini tutmaz; yalnızca olası nedenleri ve bir sonraki adımı anlamanıza yardımcı olur. Girdiğiniz hiçbir bilgi kaydedilmez ya da gönderilmez.
Önce şunu bilin
Hiç ağrısı olmayan kişilerde bile bel MR'ında yaşa bağlı bulgular çok sıktır: 33 çalışmayı ve 3.110 ağrısız kişiyi kapsayan bir derlemede (Brinjikji ve ark., 2015) disk dejenerasyonu 20 yaşındakilerin yaklaşık %37'sinde, 80 yaşındakilerin %96'sında; disk taşması (bulging) sırasıyla %30 ve %84 oranında görüldü. Bu tür yaşa bağlı (dejeneratif) bulgular ancak muayene bulgularınız ve belirtilerinizle örtüşüyorsa anlam taşır.
Raporda kitle, tümör, kırık, enfeksiyon, omurilikte sinyal değişikliği ya da miyelomalazi gibi ifadeler varsa, belirtiniz olmasa da raporu gecikmeden hekiminizle görüşün. Raporda ne yazarsa yazsın, giderek artan güçsüzlük ya da idrar veya dışkı kontrolünde bozulma gibiacil belirtiler varsa beklemeden acil servise başvurun. Raporu yorumlayacak kişi sizi muayene eden hekimdir.
Raporlarda sık geçen terimler
- ACDF (Anterior servikal diskektomi ve füzyon)
- Boynun ön tarafından diskin ve gerekirse kemik çıkıntılarının alınıp iki omurun kaynatıldığı ameliyat; boyun fıtığında ve boyunda sinir deliği ya da kanal darlığında yapılır.
- İltihaplı bel romatizması (Ankilozan spondilit)
- Genellikle 40 yaşından önce sinsi başlayan, sabah tutukluğu ve gece ağrısı yapan, hareketle azalıp dinlenmekle geçmeyen bel ağrısıyla seyreden; leğen-omurga (sakroiliak) eklemlerini ve omurgayı tutan iltihaplı romatizmal hastalık.
- Disk dış halkasında yırtık (Anüler yırtık (anüler fissür, HIZ))
- Anüler yırtık, diskin dış lifli halkasındaki çatlaktır; MR raporunda "anüler fissür" diye geçer, bazen "yüksek sinyalli bölge (HIZ)" bulgusuyla birlikte işaretlenir. Ağrısı olmayan kişilerde de sık görülür, ağrıyla ilişkisi çoğu zaman belirsizdir ve sonraki MR görüntülerinde de görünmeye devam edebilir. Bazı kişilerde oturmakla artan bel ağrısına eşlik edebilir; yakınmalar çoğu zaman ameliyatsız yöntemlerle zamanla azalır ve fissür tek başına ameliyat nedeni sayılmaz.
- Bel fıtığı (Lomber disk hernisi)
- Omurlar arasındaki diskin iç kısmının, dış halkadaki zayıf bir noktadan sınırlı bir alanda dışarı çıkması (fıtıklaşması). Sinir köküne bası yaparsa bacağa yayılan ağrı, uyuşma ya da güçsüzlük yapabilir; ancak MR görüntülerinde görülen fıtıkların bir kısmı hiç belirti vermez.
- Bel kayması (Spondilolistezis)
- Bir omurun alttaki omura göre öne kayması.
- Boyun fıtığı (Servikal disk hernisi)
- Boyun omurları arasındaki disk dokusunun sınırlı bir alanda dışarı çıkması (fıtıklaşması). Sinir köküne bası yaparsa kola yayılan ağrı ve uyuşma, omuriliğe bası yaparsa ellerde beceriksizlik ve yürüme dengesizliği yapabilir.
- BT (Bilgisayarlı tomografi)
- Röntgen ışınlarıyla kemik yapıyı ayrıntılı gösteren kesitsel görüntüleme.
- Disk taşması (Bulging)
- Diskin kenarının, çevresinin geniş bir bölümünde (dörtte birinden fazlasında) genellikle birkaç milimetreyi aşmadan hafifçe dışa taşması; bir tarafta daha belirgin olabilir (asimetrik bulging). Fıtık değildir ve ağrısız kişilerde çok sıktır.
- Eğrilik açısı (Cobb açısı)
- Röntgende skolyoz eğriliğinin derecesini ölçen açı; 10 derece ve üzeri skolyoz sayılır.
- Dar kanal (Spinal stenoz)
- Omurga kanalının daralarak içinden geçen sinirleri ya da omuriliği sıkıştırması. Belde yürüdükçe ve ayakta durdukça artan, oturunca ya da öne eğilince azalan bacak ağrısı ve uyuşma; boyunda ise ellerde beceriksizlik ve yürüme dengesizliği yapabilir. MR görüntülerinde görülen darlık her zaman belirti vermez.
- Disk dejenerasyonu (Dejeneratif disk hastalığı)
- Omurlar arası diskin yaşla su kaybedip incelmesi; MR raporunda çok sık görülen bir bulgudur. Ağrısı olmayan kişilerde de sıktır ve yaşla artar; tek başına ağrının nedeni olduğunu göstermez.
- Sinir rahatlatma ameliyatı (Dekompresyon)
- Sinirleri sıkıştıran kemik, bağ veya disk dokusunun cerrahiyle alınarak sinirlere yer açılması.
- Sinir haritası (Dermatom)
- Dermatom, her bir sinir kökünün duyusunu taşıdığı deri şerididir; örneğin L5 kökü ayak sırtı ve ayak başparmağına, S1 kökü ayak dış kenarı ve topuğa uzanır. Hekim uyuşmanın hangi dermatoma uyduğuna bakarak sıkışan sinir kökünün seviyesini tahmin eder ve bunu MR bulgusuyla karşılaştırır.
- Disk (İntervertebral disk)
- İki omur arasında yer alan, darbeleri emen ve harekete izin veren kıkırdak yastık.
- Diskte su kaybı (kara disk) (Disk dehidratasyonu / dejenerasyonu (T2 sinyal kaybı))
- Disk dehidratasyonu, diskin jel kıvamındaki çekirdeğinin yaşla birlikte su içeriğini kaybedip MR görüntüsünde karanlık görünmesidir; radyolojide "kara (siyah) disk" de denir. Raporda "disk mesafesinde yükseklik azalması ve sinyal kaybı" ifadesi doğal yıpranmayı anlatır; 40 yaş üzerinde ağrısı olmayan birçok kişide de bulunur ve tek başına hastalık sayılmaz.
- Boyun disk protezi (Servikal disk artroplastisi)
- Boyun fıtığı ameliyatında çıkarılan diskin yerine hareketi koruyan yapay disk konması; bir ya da iki seviyede, kireçlenmesi ileri olmayan ve hareketliliği korunmuş, uygun seçilmiş hastalarda füzyona bir seçenektir.
- Sinir kılıfı (Dural kese (tekal kese))
- Dural kese, omurilik ve sinir köklerini çevreleyen, içinde beyin-omurilik sıvısı bulunan zar kılıfıdır. MR raporunda "dural keseye bası" veya "tekal keseye indentasyon" ifadesi, fıtık ya da darlığın bu kılıfı ittiğini anlatır; hafif basılar belirti yapmayabilir, belirgin basılar sinir yakınmalarıyla birlikte değerlendirilir.
- Düşük ayak (Ayak bileği dorsifleksiyon güçsüzlüğü (foot drop))
- Ayak bileğini ve ayak parmaklarını yukarı kaldıran kasların güçsüzlüğü; yürürken ayak ucu yere sürtünür ya da takılır. Belde sinir kökü (çoğunlukla L5) basısının ya da dizin dış yanında peroneal sinir sıkışmasının belirtisi olabilir. Yeni başlayan ya da saatler–günler içinde ilerleyen düşük ayakta aynı gün acil servise başvurun; güçsüzlük dakikalar içinde birden başladıysa ya da kolda veya yüzde ani güçsüzlük, uyuşma, yüzde kayma veya konuşma bozukluğu eşlik ediyorsa hemen 112'yi arayın (inme olasılığı).
- Ekstrüzyon (Disk ekstrüzyonu)
- Disk çekirdeğinin dış halkayı aşarak dışarı çıkması; çıkan parça, diskle bağlantılı olduğu tabandan daha geniştir. Protrüzyona göre sinir köküne bası olasılığı daha yüksektir; buna karşın zamanla kendiliğinden küçülme olasılığı da daha fazladır.
- EMG (Elektromiyografi ve sinir iletim çalışması)
- Sinirlerin ileti hızını ve kasların elektriksel etkinliğini ölçen inceleme; sinir sıkışmasının yerini ve şiddetini göstermeye yardımcı olur. Belirtilerin ilk haftalarında ya da yalnızca duyu tutulumu olduğunda normal çıkabilir.
- Kapalı bel fıtığı ameliyatı (Endoskopik diskektomi)
- Yaklaşık bir santimlik kesiden kamera eşliğinde fıtık parçasının çıkarılması; uygun yerdeki fıtıklarda randomize çalışmalarda bir yıllık bacak ağrısı sonuçları mikrodiskektomiden daha kötü bulunmamıştır. Her fıtık bu yönteme uygun değildir.
- Bel iğnesi (kortizon) (Epidural steroid enjeksiyonu)
- Bacağa ya da kola yayılan şiddetli sinir kökü ağrısında, sinir kökü çevresindeki aralığa görüntüleme eşliğinde kortizon ve lokal anestezik verilmesi; bazı kişilerde haftalar süren geçici rahatlama sağlayabilir. Tek başına bel ağrısında önerilmez.
- Faset eklemi (Zigapofizyal eklem)
- Omurların arkasında hareketi yönlendiren küçük eklemler.
- Faset iğnesi (Faset eklem enjeksiyonu / medial dal bloğu)
- Faset enjeksiyonu, omurların arkasındaki küçük eklemlerin içine ya da bu eklemlerin duyusunu taşıyan ince sinir dallarına (medial dal bloğu) görüntüleme eşliğinde lokal anestezik, bazen de kortizon verilmesidir. Asıl değeri tanısaldır: ağrının faset eklemden kaynaklanıp kaynaklanmadığını gösterir. Bazı kişilerde kısa süreli rahatlama sağlayabilir, ancak kalıcı tedavi edici etkisi sınırlıdır; medial dal bloğuna belirgin yanıt veren seçilmiş hastalarda radyofrekans uygulaması gündeme gelebilir.
- Sinir çıkış deliği (Foramen (nöral foramen))
- Sinir kökünün omurga kanalından çıktığı yan delik; daralması o taraftaki kola ya da bacağa yayılan belirtiler yapabilir.
- Sinir deliği darlığı (Foraminal stenoz)
- Foraminal stenoz, sinir kökünün omurgadan çıktığı yan deliğin kemik çıkıntısı, fıtık veya disk yüksekliği kaybı nedeniyle daralmasıdır. Raporda "L5-S1 seviyesinde sağ foraminal stenoz" gibi bir ifade, o delikten çıkan sağ L5 sinir kökünün sıkışabileceğini ve ağrının sağ bacağa yayılabileceğini anlatır; hafif daralma ağrısız kişilerde de sıktır.
- Füzyon (platin ameliyatı) (Spinal füzyon / artrodez)
- İki veya daha fazla omurun kemik grefti ve genellikle vida, çubuk, kafes ya da plak yardımıyla birbirine kaynatılması; halk arasındaki "platin" adına karşın kullanılan metal çoğunlukla titanyumdur.
- Kafes (İntervertebral kafes (cage))
- Kafes, füzyon ameliyatında çıkarılan diskin yerine iki omur arasına yerleştirilen, içi kemik greftiyle doldurulan, titanyumdan ya da PEEK adlı sert tıbbi plastikten yapılmış destek parçasıdır. Omur aralığının yüksekliğini korur ve zamanla iki omurun tek kemik gibi kaynamasına zemin sağlar. Raporlarda "cage" olarak geçer; titanyum kafes röntgende görünür, plastik kafes ise röntgende saydamdır ve genellikle yalnızca içindeki küçük metal işaretçiler seçilir.
- Karpal tünel (Karpal tünel sendromu)
- Bilekte median sinirin sıkışması; ilk üç parmakta gece artan uyuşma yapar.
- Kauda ekina (Cauda equina)
- Omuriliğin alt ucundan aşağı inen, at kuyruğunu andıran sinir demeti. Sıkışması (kauda ekina sendromu) acil bir durumdur: idrar yapmakta zorlanma, idrar yapamama ya da idrar veya dışkı kaçırma; makat, genital bölge ve iç uyluklarda uyuşma; cinsel işlevde ani bozulma ya da iki bacakta birden ağrı, uyuşma veya güçsüzlük başlarsa beklemeden acil servise başvurun.
- Omurga çimentolama (Vertebroplasti / kifoplasti)
- Çökme kırığı olan omurun içine kemik çimentosu verilmesi; kifoplastide önce balonla boşluk açılır. Vertebroplastiyi sahte işlemle karşılaştıran çalışmaların çoğunda belirgin ek yarar gösterilememiştir; bu nedenle rutin önerilmez, yeterli ağrı tedavisine rağmen şiddetli ağrısı süren seçilmiş hastalarda düşünülür.
- Kamburluk (Hiperkifoz (artmış kifoz))
- Sırttaki doğal arkaya kavisin (kifoz) normal sınırları aşacak kadar artması. Sırtta belirli ölçüde kifoz normaldir; raporda "torakal kifoz korunmuş" ifadesi normal eğriliği anlatır. Boyunda ya da belde geçen "kifoz" ise oradaki doğal öne kavisin tersine dönmesidir.
- Kireçlenme (Spondiloz / dejenerasyon)
- Disk, eklem ve kemiklerin yaşla yıpranması; MR raporlarında "dejeneratif değişiklikler" olarak geçer.
- Acil uyarı işareti (Kırmızı bayrak)
- Bel veya boyun ağrısında ciddi bir hastalığı düşündüren belirti. İdrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, makat çevresinde uyuşma, kol veya bacakta hızla ilerleyen güçsüzlük, ateşle birlikte omurga ağrısı ve ciddi düşme ya da kaza sonrası ağrı aynı gün acil servise başvurmayı gerektirir. Kanser öyküsü olan kişide yeni başlayan ağrı, açıklanamayan kilo kaybı ve geceleri uyandıran, dinlenmekle geçmeyen ağrı ise bir hafta içinde hekim değerlendirmesi gerektirir; kanser öyküsü olan kişide kol veya bacakta güçsüzlük, uyuşma, yürüme güçlüğü ya da idrar-dışkı sorunu da varsa beklemeden aynı gün acil servise başvurulmalıdır.
- Yürüme ağrısı (Nörojenik klodikasyo)
- Yürüdükçe ve dik durdukça artan, oturunca ya da öne eğilince birkaç dakikada geçen bacak ağrısı, uyuşma ve ağırlık hissi; dar kanalın tipik belirtisi. Yürüme ağrısı bacak atardamarlarındaki daralmadan da kaynaklanabilir; bu ağrı oturmadan, yalnızca durup dinlenince de geçer ve ayrımı hekim yapar.
- Kuyruk sokumu ağrısı (Koksidini)
- Oturunca ve oturduktan kalkarken artan, kuyruk sokumu kemiğinde (koksiks) hissedilen ağrı; çoğu zaman düşme, doğum ya da uzun süreli oturma sonrası gelişir, bazen belirgin bir neden bulunmaz.
- Komşu seviye yıpranması (Komşu segment hastalığı (adjacent segment disease))
- Füzyonla hareketsizleştirilen bölümün üstündeki veya altındaki seviyede yıllar içinde gelişen yıpranmadır; doğal yaşlanma ile füzyonun bu seviyeye bindirdiği ek yükün birlikte rol oynadığı düşünülür. Yalnızca görüntülemede görülen değişikliğe komşu segment dejenerasyonu denir, sıktır ve çoğu zaman belirti vermez; yeni yakınma yapan duruma komşu segment hastalığı denir ve önce ameliyatsız yöntemlerle, gerekirse ek girişimle ele alınır.
- Kübital tünel (Dirsekte ulnar nöropati)
- Dirsekte ulnar sinirin sıkışması; serçe parmakta ve yüzük parmağının serçe parmak tarafındaki yarısında uyuşma yapar, ilerlerse elde güçsüzlük gelişebilir.
- Omur çatısı (Lamina)
- Omurun arkasında kanalı örten kemik çatı; dekompresyon ameliyatında bir kısmı (laminotomi) ya da tamamı (laminektomi) alınabilir.
- Laminektomi (Laminektomi)
- Omur çatısının (lamina) alınarak omurga kanalının genişletilmesi.
- Düz bacak kaldırma testi (Lasègue testi (SLR))
- Lasègue testi, sırtüstü yatarken hekimin dizinizi bükmeden bacağınızı yavaşça kaldırmasıyla yapılan muayene testidir; bacak 30–70 derece arasındayken diz altına inen ve kendi bacak ağrınızı tekrarlayan ağrı başlarsa test pozitif sayılır, arka uylukta yalnızca gerginlik hissi pozitif sonuç değildir. Pozitif sonuç sinir kökünün tahriş olduğunu ve çoğu zaman bel fıtığını düşündürür; tek başına tanı koymaz, MR ve diğer bulgularla birlikte yorumlanır.
- Yan oluk darlığı (Lateral reses stenozu)
- Lateral reses, omurga kanalının içinde sinir kökünün dışa doğru yöneldiği yan köşedir; buranın daralmasına lateral reses stenozu denir. Raporda bu ifade, kanalın ortası yeterince geniş olsa bile sinir kökünün bu köşede sıkışabileceğini anlatır; belirti verdiğinde genellikle tek bacakta siyatik benzeri ağrı yapar ve ancak belirtilerinizle aynı taraf ve seviyedeyse anlam taşır.
- Kayma derecesi (Meyerding derecelendirmesi (listezis grade 1–5))
- Kayma derecesi, bel kaymasında bir omurun alttaki omura göre ne kadar öne kaydığını derecelere ayırarak sınıflayan ölçüdür; grade 1 yüzde 25 altı, grade 2 yüzde 25–50, grade 3 yüzde 50–75, grade 4 yüzde 75–100 kaymayı anlatır, omurun alttaki omurun üzerinden tümüyle öne düşmesine ise grade 5 (spondiloptoz) denir. Raporda "grade 1 anterolistezis" görürseniz hafif, çoğu zaman ameliyatsız izlenebilen bir kayma söz konusudur; derece yükseldikçe sinir basısı ve kararsızlık olasılığı artar.
- Bel/boyun çukuru (Lordoz)
- Boyun ve belin, yandan bakıldığında çizdiği doğal içbükey eğrilik; raporda "düzleşme" bu eğrinin azalmasıdır. Filmlerde sık görülen bir bulgudur; çekim sırasındaki duruş, ağrılı dönemdeki kas gerginliği ya da disk yıpranması buna yol açabilir ve tek başına hastalık anlamına gelmez.
- Mikrodiskektomi (Mikrodiskektomi)
- Mikroskop altında küçük bir kesiyle fıtıklaşmış disk parçasının çıkarılması.
- Omurilik hasarı izi (Miyelomalazi)
- Miyelomalazi, uzun süreli bası veya yaralanma sonucu omurilik dokusunda oluşan yumuşama ve çoğu zaman kalıcı hasar bölgesidir. Boyun MR raporunda "omurilikte sinyal artışı" basının omurilik dokusunu etkilediğini (ödem ya da hasar) gösterir; "miyelomalazi" ifadesi ise bu etkinin dokuda kalıcı iz bırakmış olabileceğini düşündürür. Her ikisi de hekim değerlendirmesinin geciktirilmemesi gereken bulgulardır.
- Miyelopati (Miyelopati)
- Omuriliğin bası veya hastalık nedeniyle işlevinin bozulması; yürürken dengesizlik, bacaklarda sertlik ve ileri evrede idrar sorunları yapabilir, boyun bölgesinde olduğunda ellerde beceriksizlik (düğme iliklemede, yazı yazmada zorlanma) de eklenir. Sinsi ilerleyebildiği için bu belirtilerde değerlendirme geciktirilmemelidir; belirtiler günler içinde hızla kötüleşiyorsa ya da idrar sorunu eklenirse aynı gün başvurulmalıdır.
- Modic değişikliği (Modic değişiklikleri)
- Omur kemiğinin diske komşu bölümünde MR sinyal değişikliği; tip 1 ödem ve iltihabi değişimi, tip 2 yağlı değişimi, tip 3 kemikte sertleşmeyi (skleroz) anlatır. Ağrısı olmayan kişilerde de görülür; bel ağrısıyla ilişkisi tartışmalıdır ve tek başına tedavi gerektirmez.
- MR (Manyetik rezonans görüntüleme)
- Radyasyon kullanmadan disk, sinir ve omurilik gibi yumuşak dokuları ayrıntılı gösteren görüntüleme yöntemi. Kalp pili, omurilik pili gibi bir cihazı ya da vücudunda metal parça olanlar çekimden önce bunu bildirmelidir.
- Fıtığın tekrarlaması (Nüks (rekürren) disk hernisi)
- Ameliyatla alınan fıtığın aynı seviyede yeniden oluşması; hastaların küçük bir bölümünde görülür.
- Omur (Vertebra)
- Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri; boyunda 7, sırtta 12, belde 5 hareketli omur bulunur. Altta 5 omur kaynaşarak sağrı kemiğini (sakrum), 3–5 küçük omur da kuyruk sokumunu (koksiks) oluşturur.
- Omurilik (Medulla spinalis)
- Beyinden gelen komutları ve vücuttan gelen duyuları taşıyan, omurga kanalı içindeki ana sinir yolu; belin üst kısmında sona erer.
- Omurilik pili (Spinal kord stimülasyonu)
- Omuriliğin arkasına yerleştirilen elektrotlarla ağrı sinyalinin iletimini değiştirmeyi amaçlayan cihaz; ağrının nedenini ortadan kaldırmaz. Diğer tedavilere yanıt vermeyen seçilmiş kronik ağrı hastalarında, önce geçici bir deneme yapılarak düşünülür; bel ağrısında plaseboya göre kalıcı yararı gösterilememiştir.
- Kemik çıkıntısı (Osteofit)
- Yıpranan eklem ve omur kenarlarında oluşan kemik çıkıntısı; kireçlenmenin bir parçasıdır.
- Kemik erimesi (Osteoporoz)
- Kemik kütlesinin azalıp iç yapısının bozulmasıyla kemiğin kolay kırılır hâle gelmesi; çoğu zaman kırık olana kadar belirti vermez. Tanı, kemik yoğunluğu ölçümünde (DEXA) T-skorunun −2,5 ve altında olmasıyla (menopoz sonrası kadınlar ve 50 yaş üstü erkekler için) ya da hafif bir düşme veya zorlanmayla oluşan omurga ya da kalça kırığıyla konur. Omurga çökme kırıklarının başlıca nedenidir.
- Omurga vidası (Pedikül vidası)
- Pedikül vidası, omurun arkasındaki kalın kemik köprüden (pedikül) omur gövdesine gönderilen, çubuklarla birbirine bağlanarak omurları sabitleyen, çoğunlukla titanyum alaşımından yapılan vidadır. Füzyon ve kırık ameliyatlarında kullanılır; halk arasında "platin" denen malzeme çoğunlukla bu vida ve çubuk sistemidir ve ömür boyu kalabilir.
- Piriformis sendromu (Piriformis sendromu)
- Kalçanın derinindeki piriformis kasının siyatik siniri sıkıştırdığı düşünülen, kalçada başlayan, oturmakla artan ve bacağa yayılabilen ağrı; bel fıtığını taklit edebilir. Tanısı tartışmalıdır ve bel kaynaklı nedenler dışlandıktan sonra düşünülür.
- Yaygın sinir hasarı (Polinöropati)
- Vücuttaki çevresel sinirlerin yaygın etkilenmesi; genellikle her iki ayakta başlayan, çorap giymiş gibi uyuşma ve yanma yapar, ilerledikçe ellere yayılabilir; şeker hastalığı sık nedenidir.
- Protrüzyon (Protrüzyon)
- Fıtığın bir biçimi: disk dokusu, diskin çevresinin sınırlı bir bölümünde normal sınırların dışına taşmıştır ve taşan kısmın tabanı çıkıntının kendisinden geniştir. Bir evre değil şekil tanımıdır; ağrısı olmayan kişilerin MR'ında da sık görülür ve ilerleyeceği anlamına gelmez. Belirtilerle aynı taraf ve seviyede değilse çoğu zaman tek başına anlam taşımaz.
- Kaynamama (Psödoartroz)
- Psödoartroz, füzyon ameliyatından sonra birbirine kaynatılması hedeflenen omurların ameliyattan yaklaşık bir yıl sonra hâlâ kemikleşerek birleşmemiş olmasıdır; kaynama çoğu hastada 6–12 ayda tamamlanır. Her zaman belirti vermez; sigara, osteoporoz ve şeker hastalığı riskini artırır; ağrının sürmesi veya vida çevresinde gevşeme görülmesi durumunda BT ile araştırılır.
- Radikülopati (Radikülopati)
- Bir sinir kökünün sıkışması veya iltihabıyla ortaya çıkan ağrı, uyuşma ve güçsüzlük tablosu.
- Radyofrekans tedavisi (Radyofrekans denervasyonu)
- Faset eklemini uyaran küçük sinir dallarının ısıyla geçici olarak (genellikle aylarca) devre dışı bırakılması; egzersize yanıt vermemiş ve ağrısı kontrollü tanısal blokta belirgin azalan seçilmiş faset ağrısında kullanılır. Sinir yeniden büyüdüğünde ağrı dönebilir.
- Omurun geriye kayması (Retrolistezis)
- Retrolistezis, bir omurun alttaki omura göre geriye doğru kaymasıdır; öne kayma anlamına gelen anterolistezisin tersidir. Genellikle disk yüksekliği kaybına eşlik eden milimetrik bir kaymadır; raporda görülmesi çoğu zaman yıpranmanın bir parçasıdır ve belirti olmadıkça özel tedavi gerektirmez.
- Omurga dengesi (yandan) (Sagittal denge / sagittal balans)
- Sagittal denge, yandan bakıldığında başın ve gövdenin leğen kemiği üzerinde ne kadar dengeli durduğunu anlatan ölçümdür; ayakta çekilen tüm omurga röntgeninde değerlendirilir. Denge öne kaydığında kişi dik durmak için sürekli kas gücü harcar; bu da bel ağrısına ve çabuk yorulmaya yol açabilir. Kifoz, skolyoz ve füzyon planlamasında önemli bir ölçüttür.
- Fazla veya eksik bel omuru (Sakralizasyon / lumbalizasyon (geçiş omuru))
- Sakralizasyon, en alt bel omurunun (L5) sağrı kemiğine (sakrum) kısmen veya tamamen kaynamış olması; lumbalizasyon ise sağrı kemiğinin ilk parçasının (S1) ayrı bir bel omuru gibi durmasıdır. Doğuştan gelen ve çoğu zaman belirti yapmayan bu durum raporda "geçiş omuru" olarak da geçer; önemi, seviye sayımını karıştırabilmesi ve bazı kişilerde komşu diskin daha çok yüklenmesidir.
- Sakroiliak eklem (Sakroiliak (SI) eklem)
- Omurganın tabanındaki sakrumu leğen kemiğine bağlayan eklem; iltihabı ya da zorlanması kalça üstünde bel ağrısı yapar.
- Sarı bağ (Ligamentum flavum)
- Omurga kanalının arkasını döşeyen esnek bağ; kalınlaşması kanal darlığına katkıda bulunur.
- Diskin omura gömülmesi (Schmorl nodülü)
- Schmorl nodülü, disk dokusunun komşu omurun üst veya alt yüzeyine küçük bir çukur açarak gömülmesidir. MR raporunda sık görülen, çoğu zaman rastlantısal ve ağrı yapmayan bir bulgudur; tek başına ameliyat ya da özel tedavi gerektirmez.
- Kopmuş fıtık parçası (Sekestre fragman)
- Dışarı çıkan disk parçasının diskten kopması; parçalar zamanla eriyebilir.
- Sinir kökü (Radiks)
- Omurilikten ayrılarak omurlar arasından çıkan ve kola ya da bacağa giden sinir demeti.
- Siyatik (Lumbosakral radiküler ağrı)
- Belden kalçaya ve bacağın arkasına ya da dış yüzüne, çoğu zaman diz altına yayılan, sinir kökü kaynaklı ağrı; bir belirti adıdır. İki bacakta birden ağrı, makat ve genital bölgede uyuşma, idrar ya da dışkı kontrolünde bozulma veya saatler–günler içinde artan güç kaybı ya da yeni başlayan düşük ayak (ayak ucunu kaldıramama) varsa aynı gün acil servise başvurulmalıdır.
- Skolyoz (Skolyoz)
- Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesi; ayakta çekilen röntgende ölçülen eğrilik açısı (Cobb açısı) 10 derece veya üzerindeyse skolyoz denir.
- Omurga enfeksiyonu (Spondilodiskit)
- Omur ve aradaki diskin mikrop kapması (enfeksiyonu). Başlıca belirtisi dinlenmekle geçmeyen, gece de süren ve giderek artan sırt-bel ya da boyun ağrısıdır; hastaların önemli bölümünde ateş olmaz, kanda iltihap değerleri (CRP, sedimantasyon) çoğunlukla yüksektir. Ateşle birlikte omurga ağrısı, kol veya bacaklarda güçsüzlük ya da idrar sorunu eklenmesi aynı gün acil değerlendirme gerektirir; yakın zamanda omurgaya iğne ya da ameliyat yapılmışsa, damar içi madde kullanılıyorsa, şeker hastalığı ya da bağışıklığı baskılayan bir hastalık veya ilaç varsa ateş olmasa da giderek artan şiddetli ağrı için aynı gün başvurulmalıdır.
- Omur kemiğinde çatlak (Spondilolizis (pars interartikülaris defekti))
- Spondilolizis, omurun arka bölümünde "pars" denen ince kemik köprüde oluşan çatlak veya kaynamamış kırıktır; ergenlik döneminde tekrarlayan geriye eğilme hareketleriyle gelişebilir. Raporda "pars defekti" görürseniz bu, omurun öne kaymasına (spondilolistezis) zemin hazırlayabilen bir bulgudur. Yetişkinlerde çoğu zaman rastlantısal ve belirti vermeyen bir bulgudur; ağrılı gençlerde genellikle spora ara verme ve gövde kaslarını güçlendiren egzersizlerle, gerektiğinde korseyle tedavi edilir.
- Telefon boynu (Text neck)
- Telefona ya da tablete bakarken başı uzun süre öne eğik tutma alışkanlığına verilen ad; bir hastalık tanısı değildir. Boyun ve sırt kaslarında ağrı ve tutuklukla ilişkilendirilir, ancak bu ilişkiye dair kanıt sınırlıdır ve boyun fıtığı ya da kalıcı hasar yaptığı gösterilmemiştir.
- Arkadan kafesli kaynatma ameliyatı (TLIF / PLIF (transforaminal veya posterior lomber interbody füzyon))
- TLIF ve PLIF, sırttan girilerek yıpranmış diskin çıkarılıp yerine kafes konduğu ve omurların pedikül vidalarıyla sabitlendiği bel füzyonu yöntemleridir. TLIF tek yandan ve sinir deliği tarafından, PLIF ise orta hattan iki yandan diske ulaşır; hangisinin seçileceği darlığın yeri ve cerrahın yaklaşımına göre belirlenir.
- Santral kanal daralması (Central canal stenosis)
- Omurga kanalının ortasının daralması; dar kanal.
- Hipertrofi (Hypertrophy)
- Kalınlaşma, büyüme (ör. ligamentum flavum veya faset eklem hipertrofisi).
- Dejenerasyon (Degeneration)
- Yaşa bağlı aşınma ve yapı değişikliği; hastalık değil süreç.
- Kök basısı (Root compression)
- Sinir kökünün disk veya kemikle sıkışması; belirtiyle örtüşüyorsa anlamlıdır.
Ayrıntılı rehber: Bel MR raporu nasıl okunur? · Sözlük
Kaynaklar
- Brinjikji W ve ark. Systematic literature review of imaging features of spinal degeneration in asymptomatic populations. AJNR 2015;36:811-816. · DOI: 10.3174/ajnr.A4173
- Chou R ve ark. Imaging strategies for low-back pain: systematic review and meta-analysis. Lancet 2009;373:463-472. · DOI: 10.1016/S0140-6736(09)60172-0
- NICE NG59. Low back pain and sciatica in over 16s: assessment and management.
- Chiu CC ve ark. The probability of spontaneous regression of lumbar herniated disc: a systematic review. Clin Rehabil 2015;29:184-195. · DOI: 10.1177/0269215514540919